KAYIP KAÇAK BEDELİNE İLİŞKİN DUYURU

 

4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (Kanun)’nun;

1 inci maddesinde elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması amaçlanmıştır.

“Lisans genel esasları ve lisans türleri” başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendindeki “… 5. Yönetmelik uyarınca, hizmet maliyetlerinin yansıtılmasına dair kurallar ile kayıp ve kaçakları asgariye indirecek önlemlerin uygulanmasına dair esasları içeren hükümler…” hükmü Kurum tarafından verilecek lisansların tabi olacağı usul ve esaslar ile lisanslarda yer alacak asgari hükümlerden birisi olarak yer almaktadır.

4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında Kurum’un “… bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten” sorumlu olduğu belirtilmektedir.

5 inci maddesinin 6 ncı fıkrasının (c) bendinde Kurulun görevleri arasında “Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak.” hususu yer almaktadır.

Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğin 4 üncü maddesinde Gelir düzenlemesinde, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin dağıtım lisanslarına aşağıdaki parametrelerin değerleri derç edilir:

            …

KKH   dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin lisansında her tarife dönemi için belirlenen kayıp-kaçak hedefleri,”

hükmü yer almaktadır.

Gelir ve Tarife Düzenlemesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin 19 uncu maddesinde  b) Kayıp-kaçak hedeflerine ilişkin olarak, bu Tebliğin ekinde yer alan GD04.2 formundaki veriler,” lisans sahibi tüzel kişiler tarafından, kendi faaliyetleri ile ilgili olması halinde, düzenlemeye esas işletme gideri ve yatırım harcamalarına temel teşkil eden ve sağlanma zorunda olan veriler arasında sayılmaktadır.

Kayıp-kaçağa ilişkin uygulama mezkur mevzuat hükümlerinin yanı sıra Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili tebliğlerinde, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliklerinde yer alan diğer hükümler de dikkate alınarak gerçekleştirilmektedir.

Yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında 16/12/2010 tarih ve 2932 sayılı Kurul Kararıyla 2011-2015 dönemini kapsayan ikinci uygulama dönemi için 21 dağıtım şirketi için kayıp kaçak hedefleri belirlenmiştir.

Kayıp-kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı göstermektedir. Dağıtım sistemine giren enerji ile tahakkuk ettirilen enerji arasında oluşan bu fark elektriğin dağıtımı için gerekli olan hat, trafo ile sayaçlarda meydana gelen teknik kayıp miktarı (yaklaşık % 7-8) (ayrıca ölçümlenemeyen bir kısım enerji) ve yasal olmayan bir şekilde elektriğin kaçak kullanılması sonucunda oluşan miktarın toplamından oluşmaktadır. Kaçak elektrik tüketiminin tamamen ortadan kaldırıldığı bir durumda dahi teknik kayıp söz konusu olacaktır.

Yukarıda belirtilen Kanun ve ikincil mevzuat hükümleri esas alınarak tüketicilere sunulan elektriğin kesintisiz sağlanabilmesi için her bir dağıtım bölgesinin kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak elektriğin üretilmesi gerekmektedir. Üretilen elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması, faaliyetin doğal sonucudur. Kurumumuz ilgili mevzuat gereğince kayıp kaçak miktarına ilişkin maliyetin müşterilere yansıtılmasını öngörürken diğer yandan kaçakların sıfırlanmasına ve teknik kayıpların makul seviyeye indirilmesine ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaktadır.

21 Elektrik Dağıtım Şirketinin bölgesinde uygulayacağı hedef kayıp-kaçak oranları bu bölgelerde gerçekleşen kayıp-kaçak oranları esas alınarak 28/12/2010 tarih ve 2977-2998 sayılı Kurul Kararları ile onaylanmıştır. Tarifeler, bu Kurul Kararlarında yer alan hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak 2999 sayılı Kurul Kararı ile ulusal bazda abone grupları bazında Türkiye genelinde tek fiyat olarak belirlenerek 01/01/2011 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanmıştır.

Söz konusu Kurul Kararlarında ve aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere her bir bölge için uygulama dönemi içerisinde azalan hedef kayıp-kaçak oranları belirlenerek tüketicilerin daha düşük kayıp-kaçak bedeline maruz kalmaları sağlanırken bu hizmeti yerine getiren dağıtım şirketlerine de riskler yüklenmiştir. Kanunun amacı “elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır.” Bu kapsamda, verilen hedefler şirketlerin performansları da dikkate alınarak belirlenmiş olup performans düzeyi yüksek olan şirketlerin ödüllendirilmesini, performans düzeyi düşük olan şirketlerin ise cezalandırılmasını temin edecek bir mekanizma dahilinde hedef kayıp-kaçak oranları belirlenmiştir. Nitekim düşük performanstan dolayı gerçekleşen yüksek kayıp-kaçak düzeyinin yol açtığı ek maliyet 2007-2010 döneminde sorumlu şirketlerin üzerinde kalmıştır. 2011-2015 döneminde de düşük performans düzeyiyle faaliyet gösteren şirketler hedef kayıp-kaçak oranlarına ulaşamamaktan dolayı ek maliyetlere katlanacaklardır. Bu ek maliyetler hiçbir şekilde tüketicilere yansıtılmamaktadır.

Yukarıda yer alan hedefler esas alındığında 2011-2015 dönem için ortalama hedef kayıp-kaçak oranları sırasıyla yıllar bazında % 15, % 13, %12, % 11 ve % 10 olarak belirlenmiştir.

Bilindiği üzere Kurumumuz Kanun kapsamında 2001 yılında kurulmuştur. Kanunda yer alan tarifelerin düzenlenmesi kapsamında 2003 yılından beri Kurumumuzca düzenlenen tarifelerde enerji bedeli hesaplamalarında hedef kayıp-kaçak oranları da dikkate alınmıştır. 2003 yılı öncesinde de enerji fiyatları içerisinde enerji maliyetinin bir unsuru olarak kayıp-kaçak maliyetleri dikkate alınmaktaydı. 2006-2010 dönemini kapsayan tarife uygulama döneminde hedef kayıp-kaçak oranları 2011-2015 döneminde de olduğu gibi her bir şirket için ayrı ayrı belirlenmiştir. 2006-2010 döneminde enerji bedeli hesaplanırken o dönem için belirlenmiş olan hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınmıştır. 2011 yılından itibaren ise maliyet kalemlerinin ayrıştırılması söz konusu olup faturada daha önce perakende satış (aktif enerji) bedeli içerisinde yer alan kayıp-kaçak bedelinin ayrıştırılarak serbest tüketiciler de dahil tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına yansıtılması uygulamasına geçilmiştir. Dolayısıyla daha önce olmayan bir bedelin uygulamaya sokulması değil maliyet kalemlerinin ayrıştırılarak faturalarda da gösterilmesi söz konusudur.

Hatırlanması gereken diğer bir husus da teknik veya teknik olmayan kayıpların (kaçak) elektriğin maliyetinin bir unsuru olacağıdır. Tüketim yerlerinin ihtiyacı olan elektriğin kesintisiz bir şekilde temin edilebilmesi için teknik ve teknik olmayan kayıpların üretilmesi gerekir. Elektrik nakli söz konusu ise teknik kayıp da söz konusudur. Kayıpsız bir elektrik üretimi söz konusu olamaz, aksi takdirde tüketicilerin elektrik kesintisini kabullenmesi gerekir. 73 milyonluk nüfusunun doğrudan gerek evinde gerekse iş yerinde elektrik tüketmek zorunluluğunun söz konusu olduğu bir yapıda kaçak kullanımın da sıfırlanması mümkün değildir. Ancak kaçak tüketimin asgari düzeye indirgenmesine ilişkin düzenlemelerin yapılması gerekir. Bu çerçevede Kurumumuz her bir dağıtım bölgesi için yukarıda gösterilen tablodaki hedef kayıp/kaçak oranları esas alınarak fiyatlar belirlenmiştir.

Mevzuata uygun olarak gerçekleştirilen bu ayrıştırmayı zorunlu kılan bir kısım teknik hususların mevcut olduğu da açıktır. 2011 yılı öncesinde, ilgili mevzuat gereği teknik kayıplar tüm tüketicilere yansıtılırken kaçağı da içeren teknik olmayan kayıplar dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak hedefleri de dikkate alınarak sadece serbest olmayan tüketicilere yansıtılmaktaydı. 2011 yılına ilişkin yapılan değişiklik ile yalnızca perakende satış lisansına da sahip dağıtım şirketinden enerji satın alan abonelerin değil, dağıtım sistemini kullanan her bir tüketicinin hizmet sunulmasında oluşan tüm maliyetlere katlanması öngörülmüştür. Ayrıca Yüksek Planlama Kurulunun 18/05/2009 tarih ve 2009/11 sayılı Kararı ile kabul edilen Elektrik Piyasası Arz Güvenliği Strateji Belgesi’nde (Strateji Belgesi) 2015 yılına kadar tüm tüketicilerin serbest tüketici olması öngörülmektedir. Tüm tüketicilerin serbest tüketici olduğu bir piyasada yeni düzenlemenin yapılmaması halinde teknik olmayan kaybın maliyetinin dağıtım şirketlerine verilen hedeflerle uyumlu olan kısmının karşılanması hususu olanaksız hale gelecektir. Dolayısıyla, söz konusu düzenleme Türkiye elektrik piyasası için öngörülen uzun vadeli yapıyla uyumu tesis etmek, kayıp-kaçağın maliyetinin tüketiciler arasında eşit paylaşımını sağlamak ve Kanun ve Strateji Belgesinde öngörülen mekanizmaya yönelik ileride çıkabilecek sorunları ortadan kaldırmak amacıyla ilgili mevzuat çerçevesinde hayata geçirilmiştir.

Tüm bunlara ilave olarak Kanunun ruhunu ifade eden birinci maddesinde yer alan temel amaçlardan biri de istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının kurulmasının sağlanmasıdır. Yukarıda belirtilen teknik ve hukuki gerekliliklerin yanı sıra; yalnızca abonelerin değil, sistemi kullanan her bir tüketicinin hizmetin sunulması esnasında oluşan maliyet kalemlerine katlanmasının sağlanmasının ve tüketicilere yansıtılan bu maliyetlerin faturada ayrı kalemler olarak gösterilmesinin Kanunun öngördüğü şekilde şeffaf bir piyasanın kurulmasına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Tarifelerin uygulanması, lisans sahibi şirketler bakımından yasal bir zorunluluktur. Lisans sahibi şirketler, tarifeyi değiştiremeyeceği gibi, tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemez veya düzenlenen tarifeler kapsamında belirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamazlar. Bu sebeple, perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi bir inisiyatifi bulunmamaktadır. Tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp-kaçak bedeli perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer almaktadır.

Kayıp-kaçak bedeli yukarıda detaylı olarak belirtildiği üzere, Kurumun Kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve Kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği bir bedeldir. Söz konusu bedeli belirlemek üzere alınan Kurul Kararı Kurumun bir düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayıcı niteliği haizdir. Bu nedenle, dağıtım şirketlerinin söz konusu Karara aykırılık teşkil edecek bir işlemde bulunmaları mümkün değildir.

Diğer taraftan, Elektrik Piyasası Kanununun “Dava hakkı” başlıklı 12 nci maddesi “İdari para cezaları dahil, Kurul tarafından alınan bütün Kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul Kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.” hükmünü amirdir. Bu hüküm çerçevesinde Kurul Kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmak her zaman mümkündür. Ancak, yine aynı hüküm kapsamında Kurul Kararlarının iptali için açılacak davaların Danıştayda görüleceği açıkça hükme bağlanmışken, Kurul Kararları ile belirlenerek tahsil edilen bu bedellerin iptali için hakem heyetlerine yapılan başvuruların yetki dâhilinde kabul edilmesi ve olumlu şekilde sonuçlandırılmasının bu husus dikkate alınarak yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

 

Twitter Haber

No public Twitter messages.

Reklamlar